İçeriğe geç

Bir olayı unutmak mümkün mü ?

Bir Olayı Unutmak Mümkün Mü?

Hayat, bazen öyle anlar sunar ki, insan o anları unutmak için bir çare arar. Unutmak, ilk bakışta ne kadar basit bir şey gibi görünebilir. “Unut işte!” diyoruz, “Göz var nizam var” şeklinde espriler yapıyoruz. Ancak, o kadar da kolay olmadığını her birimiz biliyoruz. Peki, gerçekten bir olayı unutmak mümkün mü? Yoksa unutmayı beceremeyen beynimiz, her şeyin izini öylece kalıcı hale mi getiriyor?

Aslında unutmak çok da sıradan bir iş değil, değil mi? Hani bazen “Ooo, ben nasıl unuttum ya!” dediğiniz, kalp kırıklığı, komik bir anı veya hafızanızdan silinmiş ama bir şekilde her zaman geri dönmeye çalışan bir olayı düşündüğünüzde fark ediyorsunuz ki, unutmak diye bir şey yok. Zihnimize girmiş bir anı, bir şekilde her zaman geri gelir.

Beynin Bilgileri Saklama Çabası

Öncelikle, unutmaktan bahsederken, beynimizin aslında çok tembel bir organ olduğundan bahsetmeliyim. Tembellik derken, “Yok canım, nasıl tembel olabilirmiş, her an çalışıyor!” dediğini duyar gibiyim. Evet, beynimiz çalışıyor ama işin asıl sırrı şu: Beyin, sürekli bize “Ben unutmak istiyorum, gerçekten istiyorum ama çok zor. Yani baksanıza, kaydettiğim her şey ne kadar kıymetli!” diyor.

Benim gibi sürekli düşünmeye meyilli bir insanın beyni ise bu konuda bir adım önde. Hadi gelin, bir anıyı düşünelim. Mesela geçen hafta sokakta yürürken birinin “Çıldırttın beni!” dediği anı… Ne kadar basit bir olay olsa da, beynim o cümleyi kaydediyor ve bana tekrar tekrar hatırlatıyor. O kişi belki beni umursamıyordur ama beynim o anı öyle kalıcı bir şekilde depoluyor ki, bir noktada “Birini çılgına çevirmemek için ne yapmalıyım?” diye düşünmeye başlıyorum. Şu an, bunu yazarken bile beynim “Unut, unut, unut!” diyor ama o anı her şekilde hatırlıyorum.

Unutmaya Çalışmak = Düşünmeye Devam Etmek

Bir olayın unutulması için gerçekten de bir çaba harcamak gerekiyor. Ama bu çaba, aslında beynin işini zorlaştırıyor. Mesela geçen gün, bir arkadaşım bana eski bir sohbeti hatırlatarak “Haa, şu konuşmayı unutmuşsun galiba?” dedi. Ben de, “Evet, unutmuşum ama şimdi sen hatırlattın!” diye cevap verdim. İçimdeki o sinirli, ama esprili kişilik hemen devreye girdi. “Gerçekten de unutmaya çalışmak, bazen o anıyı daha kalıcı hale getiriyor. Bunu zihnime nasıl kodlamazım, diye düşünüyorum!” dedim. Unutmaya çalıştıkça, o olay daha fazla aklımda dönmeye başladı.

Bunu biliyor musunuz? Hani “Bunu düşünme” dediğinizde, aklınızda başka hiçbir şey olmuyormuş gibi sadece o şeyi düşünmeye başlıyorsunuz. “Bugün kahve içmeden nasıl bir gün geçiririm?” dediğinizde, gün boyu o kahve içme isteği beyninizin her köşesine yerleşiyor. Aynı şey, unutmama çabası için de geçerli. Beyninize “Bunu unut” dediğinizde, her anı bir ekranda tekrardan izliyorsunuz.

Günlük Hayatta Unutma Çabası

Hayatımda “unuttum, geçti” dediğim bir sürü anı var. Ama çoğu, bir şekilde tekrar önüme çıkıyor. Mesela, geçen gün bir arkadaşım bana “Geçen günkü o hikayeyi niye unuttun?” diye sordu. Ben de “Ooo, o mu? Unuttum, valla! Ama dur, hatırladım!” dedim. Her ne kadar unuttuğumu iddia etsem de, bir şekilde o anı geri getirmek mümkün oldu.

Bir olayın unutulması ne kadar zor, biliyor musunuz? Geçen hafta eski bir yazışmayı silmeye çalıştım, ama o yazışmayı silmekle birlikte silinmeyen bir iz kaldı. Hani silme işlemi başarıyla tamamlanıyor, ekran size “Silindi” diyor ama bir şekilde iç sesiniz “Yok, silinmedi” diyor. Bir şekilde beyninizde yer etmiş o yazışma, kendini tekrar hatırlatıyor.

Beyin her zaman geçmişi güncellemeye çalışıyor. Unutmak, onun açısından sanki güncellemeyi ertelemek gibi bir şey. Çoğu insan “unutamadım” dediğinde, aslında o anıyı zihinsel arşivine koymaya devam etmiştir.

İç Sesle Bir Çatışma

Bir olayın unutulmadığına dair en güzel örnek iç sesimle yaptığım küçük çatışmalardır. Diyaloglardan birini şöyle kurgulayalım:

İç ses: “Bunu unutmalısın.”

Ben: “Evet ama bu çok komik. Bu anıyı neden unutayım ki?”

İç ses: “Bunu unutmazsan bir daha asla rahat edemezsin.”

Ben: “Eee, o zaman rahat edemeyeceğim işte. Geri gelmesini bekliyorum!”

İç ses: “Ama bu bir takıntıya dönüşüyor. Unut, rahatla.”

Ben: “Bunu unutmak mı? Olmaz. Senin gibi de düşünmüyorum.”

Gördüğünüz gibi, beynimle sürekli bu tip çatışmalar içinde olmak zorunda kalıyorum. Unutmaya çalıştıkça, unuttuğum şey daha da belirginleşiyor. Ne kadar “Unut” desem de, o anı bir şekilde tekrar gündeme getiriyorum.

Bir Olayı Unutmak Mümkün Mü?

Öyle kolay değil, bu iş. Beynimiz unutmaya çalıştıkça daha fazla hatırlatıyor, unutulması gereken olaylar hayatımızda bir şekilde yankı yapıyor. “Bir olayı unutmak mümkün mü?” sorusunun cevabı aslında basit: Beynimizin korkusu, geçmişi unutmaktır. Ve bu korku, bir olayı hiç unutamadığımızı bize sürekli hatırlatıyor.

Unutmak, insanın yaşamını çok kolaylaştırır gibi gözükse de aslında unutulmaz bir şey var: Unutamadığımız her şey, bizi bir şekilde şekillendiriyor. Ve sonunda, bir olayın gerçekten unutulması mı yoksa sadece bir süreliğine bastırılması mı daha iyi? Belki de unutmayı başarmak, bir anlamda o olaya fazla değer vermemekle ilgili bir durumdur. Ama bu, o olayın kendiliğinden silindiği anlamına gelmez.

Sonuçta, unutmak demek bazen sadece o olayla yüzleşmemek demektir. Ve unutmayı başaramadığınızda, belki de hayatınızda o anıyı yaşamak için biraz daha zaman ayırmak gerekiyor. Çünkü kim bilir, belki de unutamadığınız her şey, bir şekilde hayatınızın komik anılarına dönüşüyordur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güvenilir mi