Damar otu sinir otu aynı mı? Bir bitkinin etrafında örülen hikâyeden doğan gerçek İlkbaharın en güzel sabahlarından biriydi. Bahçede toprağı koklayan Elif’in yüzünde hafif bir tebessüm vardı. Gözleri bir bitkiye takıldı; ince uzun yapraklarıyla yere yakın büyüyen, yeşilin en dingin tonuna sahip bir ottu bu. Yanına gelen Emre, elinde tuttuğu cep kitabına bakarak sordu: “Bu damar otu mu, yoksa sinir otu mu?” Elif gülümsedi, toprağa diz çöktü ve parmağını yaprakların damarlarında gezdirdi: “Belki de ikisi de… ya da sadece doğanın bize sunduğu aynı şifanın iki farklı adı.” İşte hikâye böyle başladı. Sıradan bir bahçe sabahında, iki farklı bakış açısının kesiştiği…
2 Yorum